makaleler

Dindarlık ahlakı garanti eder mi?

By Senai Demirci|2021-11-09T16:16:52+03:009 Kasım 2021|makaleler, psikoloji|

Dinin görüntülerine sarıldıkça içeriğine dair sorumluluğunu yerine getirdiğini sanan "dini dar"ların hükmü giderek keskinleşir. İçeriğini ihmal ettikleri dinin sadece propagandacısı olan "dindar"lar hızla boy verir. Derken, ahlaklı değil ahlakçı tipler ortaya çıkar. Kendilerinden menkul muhayyel ahlaklarıyla, sözüm ona kusursuz ve eksiksiz erdemleriyle kırıkları olan gerçek ahlakı, kırışıkları olan sahih erdemi küçümserler. Ahlakçılığın, ahlak için ter dökme ihtimalini yok eden en talihsiz ahlak yoksunluğu olduğunu anlayamazlar.

Seçildiğini hatırla!

By Senai Demirci|2021-10-28T16:07:36+03:0013 Ekim 2021|makaleler|

İnsanın kendisi hakkında en çok unuttuğu, unutkan olduğudur. Uzunca bir zaman "şey" diye bile hatırlanmaya değmediğini hatırlamalı şimdi. "Şeyler" arasında bir “seçenek” bile değilken seçildiğini. Şimdi burada olmak, seçilmiş olmaktır. Varlığın yokluğuna tercih edildi.

Yağmursuz dua olur mu?

By Senai Demirci|2021-08-09T06:23:56+03:009 Ağustos 2021|makaleler|

Dua, bir şeyin aracı değildir. Bir şey, hatta her şey duanın aracıdır. Dua ile insan Yaratıcısına yönlenir, Sahibine seslenir. Duanın kendisi en büyük hasattır. Benim dediklerimizle kibirlenmek üzereyken, insanî kırılganlığımızı fark etmek eşsiz güzellikte bir farkındalıktır.

Sedat Peker’i seyrederken…

By Senai Demirci|2021-06-24T10:17:29+03:0024 Haziran 2021|makaleler|

Yakın zamana kadar, yavaş yürüyen adalete alternatif aradıkları için insanların mafyaya iş götürdüğünü sanırdım. Şimdi anlıyorum ki, adalete güvenmeyenler mafya arıyor değil sadece, adalete güvenenler de mafya olabiliyor. Hukukun içinde kalarak da, hukukun içinde kalmayı taktik yaparak da, hak sahibine hakkını vermemek mümkün; hak etmediğini söke söke almak mümkün. Sonuçta bu da rafine bir zorbalık, sofistike bir hırsızlık, kamuflajlı bir eşkıyalık demeye geliyor.

Din, ahlak içindir.

By Senai Demirci|2021-06-17T19:01:29+03:0017 Haziran 2021|makaleler|

Din, ahlak içindir. Mensuplarından ahlak talep etmeyen ya da mensuplarının talep ettiği ahlakı yerine getirmedikleri bir din sadece taraftar üretir. Tefekkürün akışkanlığına hazır düşünce kalıplarını tercih eden, şablon inançların tekrarını akletmenin yerine koyan bir din anlayışı, "kutsal şahsiyetler” ve "sorgulanamaz fikirler” üzerinden emir-komuta zincirlerine halka örer, mensuplarının önüne dar ve uzun bir hiyerarşi koridoru açar.

İnanmak, iman etmek midir?

By Senai Demirci|2021-06-10T16:39:46+03:005 Haziran 2021|makaleler|

İnanan insan, önceden benimsenmiş düşünce ve isteklerine uygun olması şartıyla zihnini gerçekliğe açar. İman eden insan, sonuç ne olursa olsun, zihnini gerçekliğe kayıtsız şartsız açar. İnançta önyargı vardır; imanda önyargı yoktur. İnanç yapışır; iman serbest bırakır.

“Ben” dediğin de kim oluyor?

By Senai Demirci|2021-06-10T16:41:28+03:0019 Mayıs 2021|makaleler|

Sahi nedir “ben” dediğin? "Ben" derken birinden bahsediyorsun; kesin! Başka biri mi o? “Hayır!” diyeceksin elbette. “Kendimden söz ediyorum, kendimmmdennn…” Eminsen kendinden bahsettiğinden. Tamam; bahsedilen sensin, söz konu olan kendin. Peki bahseden kim? O da mı sensin? O da mı kendin? Madem öyle, kendinden bahseden kendinden de bahsetmeyi denesene.

Go to Top